AB için Türkiye Tarım Alanlarının Önemi

0
234
TÜRKİYE’NİN TARIM ALANINDA AB’DEKİ YERİ

AB için Türkiye Tarım Alanlarının Önemi için Türkiye’nin Avrupa Birliği ile tarım ilişkilerinin tarihine inmemiz gerekmektedir. Türkiye’de 80’li yıllarda Avrupalı alıcılardan gelen talep doğrultusunda kuru üzüm ve incir üretimiyle başlayan organik tarımın önemi her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. Sektör AB’ye uyum çalışmalarının da etkisiyle gelişme sürecine girdi ama organik tarımı bilen ziraat mühendisi sayısının az olması sıkıntı yaratıyor. AB sürecinin de etkisiyle gelişen organik tarım, istihdamı da peşinden sürükleyecek. Sektör önümüzdeki dönemde özellikle organik tarıma hakim ziraat mühendisleri arayacak (Burnham, 2003:112).

Tarım Avrupa birliği
AB Ortak Tarım Birliği
            İzmir’de 1992 yılında kurulan Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO) verilerine göre Türkiye’de organik tarım ilk olarak 1980’li yılların ortalarında Avrupalı alıcılardan gelen talepler doğrultusunda, kuru üzüm ve kuru incir üretimiyle başlamış. 1990’lı yılların başında organik tarımla üretilen ürün sayısı 8’e çıkabilmiş. Ürün çeşitliliği ve üretim miktarı  yurtdışından gelen taleplere bağlı olarak gelişme göstermiş ve 1990’dan sonra artış göstermiş. 2004 yılında 12 bin 806 üretici, 174 adet ekolojik ürünü üretir hale gelmiş. 2006 yılına baktığımızda 200’ü aşmış ürünle iç ve dış pazarda kendine yer aramaktadır.
   AB Uyum Sürecinde Türkiye’nin Tarım Politikası ve Eksikleri

Birlik içerisinde de önemli bir tartışma konusu olması sebebiyle tarım sektörü Türkiye’nin AB’ye uyumu çerçevesinde en kapsamlı biçimde ele alınması gereken politika alanıdır. Topluluk müktesebatının hacim olarak önemli bir kısmını kapsayan bu alandaki oldukça karışık uygulamaların üstlenilmesi çok önemli (Oktay ve Tunalıoğlu, 2005: 86).

Avrupa Birliği-Türkiye Tarım Alanlarının Önemi
Türkiye tarım alanlarının Önemi

Türkiye’nin nihai hedefi Türk tarımının Avrupa Ortak Tarım Politikası’na tam uyumun sağlanmasıdır. Ancak, Topluluk sistemine uygun yeterli bir altyapı oluşturulmadan, Ortak Tarım Politikasının Türkiye’de uygulanması mümkün olamayacaktır. Bu itibarla, uyumun aşamalı bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

Türkiye’nin önündeki engellerin başında altyapı sorunu gelmektedir. Altyapının geliştirilmesine ilişkin çalışmalar, Türkiye tarım sektörünün idari yapısından, üretim, tüketim, fiyat ve pazar politikalarına, verimlilik ve rekabetten, kırsal, bölgesel ve çevresel kalkınma politikalarına kadar geniş bir alanı içermektedir(Oktay ve Tunalıoğlu, 2005: 86).

Ortak Tarım Politikasına uyum sürecinin önemli unsurlarından birini Çiftçilere Yönelik Doğrudan Gelir Desteği uygulaması oluşturmaktadır. Türkiye’de, Çiftçilere Yönelik Doğrudan Gelir Desteğine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı 1 Mart 2000 tarihinde çıkartılmıştır. Bu çerçevede, Adıyaman, Ankara, Antalya ve Trabzon illerinde pilot proje uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar dikkate alınarak, sistem 2001 yılından itibaren tüm yurt genelinde yaygınlaştırılmıştır.

AB için Türkiye Tarım Alanlarının Önemi :SONUÇ

Türkiye’nin önünde bir diğer engel ise tarım sektöründe var olan yetki dağınıklığıdır. Bu sorunun aşılması amacıyla, tarımsal destekleme politikalarının yeniden yapılandırılması ve tarımsal veri tabanı çalışmalarının yürütülmesi amacıyla kurulan ve sektörde görev alan kurumların üst düzey temsilcilerinden oluşan Tarımda Yeniden Yapılandırma ve Destekleme Kuruluna, özel sektör kuruluşları ile çiftçi örgütleri temsilcilerinin dahil edilmesi suretiyle etkinlik kazandırılması da öngörülmektedir (Oktay ve Tunalıoğlu, 2005: 91). Avrupa Birliği tarım politikası konusunda çıkmaza girmiş; bunun sonucu olarak AB üyesi olmayan bir devlet vasıtasıyla bu sorunu aşmaya çalışmaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here