Joseph MAZZİNİ ve Siyasi Düşünce Akımı

0
280
Joseph MAZZİNİ

Joseph MAZZİNİ ve siyasi düşünce akımı Avrupa’da  papalığın etkisinin azalmasına yol açacağı için engellenmeye çalışılmıştır. fakat Joseph MAZZİNİ nin düşünceleri  yaşamaya devam etmiştir.  Joseph MAZZİNİ ; 22 Haziran 1805 yılında bugün ki İtalya’nın Ligurya bölgesinde bulunan Cenova şehrinde doğmuştur. Liberal görüşlü bir  hekimin oğluydu. Yaşadığı Cenova şehri 1814’te Piemonte Krallığınca ilhak edilmeden önce cumhuriyetle yönetiliyordu. 1827’de hukuk öğrenimini tamamladıktan sonra avukatlık yapmaya başladı. İtalya da feodal mutlakıyetçi yönetimlere ve ülkedeki Avusturya egemenliğine karşı direnen birlikçi ve bağımsızlık yanlısı örgütlerden olan Carbonari (Yanan Odun Kömürü) Derneğine üye oldu. Kasım 1830 da tutuklanarak Savona hapishanesine kondu ve burada yeni bir yurtsever birliği örgütü kurmanın planlarını yaptı. Ocak 1831 de serbest bırakılınca Piyemonte’den ayrılarak Fransa’nın Marsilya kentine gitmiştir. Mart 1831 de İtalyan devletlerini özgür ve demokratik bir İtalyan cumhuriyetinde birleştirmeyi amaçlayan Genç İtalya örgütünü kurdu. Aynı tarihte de Giovane İtalia( Genç İtalya) adlı dergisini yayınlamaya başladı.

ŞARTLAR DEĞİŞİRKEN

1833 de Piyemonte de gerçekleştirmek istediği ayaklanma ortaya çıkınca bu hareketin on iki önderi yakalandı ve ölüm cezası verildi .Mazzini’nin gıyabında da ölüm cezası verildi. Fransız polisinin baskıları sonucu İsviçre’ ye geçti. 1837 yılında İngiltere’nin Londra şehrine yerleşti. Burada “İtalyan işçileri birliğini” kurdu. 1848 yılında ülkesinde başlayan ayaklanmalar sırasında ülkesine tekrar döndü. Avusturya’nın ülkesini işgal etmesinden kısa bir süre sonra İngiltere’ye dönmüştür. 1849 da Roma da ayaklanma başlaması ile Roma’ya gitti. Roma Cumhuriyetinde hükümet başkanlığı yaptır, Fransa’nın Roma cumhuriyetini yıkması ile tekrar İngiltere’ye döndü. Daha sonrada gerçekleştirmeye çalıştığı üç ayaklanma da başarısızlıkla sonuçlandı ve kitle desteğini önemli ölçüde kaybetti.

1859 – 1860 yıllarında devrimci hareketi yeniden güçlenmeye başlamış ve Giuseppe Garibaldi’nin Napoli’yi ele geçirmesiyle Napoli’ye gitmiştir. 1961 de Venedik ve Roma dışındaki devletlerin birleştiği Piyemonte-Sardinya Krallığının kurulmasıyla Venedik ve Papalık devletlerini de birliğe katılması için çalışmalarda bulundu.

Mazzini’nin hayatı ve fiilleri sözlerinden daha etkili olmuştur. İtalyan birliğini sağlamak için oluşturduğu genç devrimciler topluluğu  “Genç İtalya” diğer milletlerce kopya edilmiştir. (Genç İrlanda, Genç Türkler vb.) Milliyetçi hareketlerin çoğu onun doğrudan etkisi altında olmasalar da suikast, terörizm, ve gerilla savaşı gibi metotlarını uygulamıştır.   İtalya hiçbir zaman elde edemediği siyasi gücünü Mazzini’nin milliyetçilik düşüncesi ile bulmaya çalışmış, İtalya’yı sadece kültürel ve ticari olarak değil siyasal olarak da ulus-devlet çatısı altında birleştirmeyi amaçlamıştır.  Milliyetçilik fikri zamanla hem yayılmacı hem de ırkçı bir karakter kazanarak Avrupa’da bambaşka gelişmelere öncülük etmiştir. (Örs, H.Birsen 2013 “ 19.Yüzyıldan 20. yüzyıla Modern Siyasal İdeolojiler ” (sf:489)

Joseph MAZZİNİ nin Siyasi Düşünce Akımı nın Dünyaya ve İtalya’ya Etkileri
  1. yüzyılda Hindistan ulusal hareketini büyük peygamberi Mahatma Gandhi kısa bir makalesinde “İtalya’nın bir ulus olarak ortaya çıkışı yenidir. 1870 öncesinde İtalya , her biri kendi küçük şeflerine sahip çok sayıda küçük prenslikten ibaretti. 1870 den önce bugün ki Hindistan gibiydi. İnsanlar aynı dili konuşup aynı özellikte oldukları halde hepsi farklı küçük devletlere mensuplardı. Bugün İtalya, bağımsız ve bir devlettir. Bütün bunlar tek bir kişinin başarısıdır denilebilir. O kişi Mazzini’dir.” der. Teorilerinin en güçlü ve özenli ifadesi, makalelerinin toplandığı “İnsanın Vazifeleri” adlı eserde bulunmaktadır. Bu eser İtalya’nın çalışan insanlarına hitap edilmiştir.

Mazzzini’ye göre İtalya’nın siyasi durumu göz önüne alındığında insanın en önemli görevi vatanlarının özgürlüğünü ve birliğini temin etmeleridir. Bu başarılamadığı sürece ne insanlığa karşı görevlerini yerine getirebilir ne de sosyal gelişmeyi gerçekleştirebilir.

Mazzini ‘ye Kısa Bir Giriş

Tanrının insanlığı yerkürenin yüzeyine İtalya’da olduğu gibi ayırmış ve milletlerin tohumlarını ektiğini,  kötü hükümetlerin (yönetimler) ise tanrının çizmiş olduğu tabiat tarafından belirlenen sınırları bozduklarını fakat insanların doğal eğilimleri sayesinde eski halini yeniden alacağını belirtmekte ve Avrupa haritasının yeniden çizileceğini söylemektedir. Mazzini tanrı tarafından çizilmiş olan bu bölgede aynı dilin konuşulduğunu ve bu sınırlar dışında hiçbir hakka sahip olunmadığını belirtir.  Ülkeyi özgür ve eşit insanların tek bir amaca hizmet etmek üzere birlikte , kardeşçe çalıştığı bir kurum olarak tarif etmektedir. Hiç kimsenin imtiyazının olmadığını, imtiyazın sadece “Deha” olduğunu bununda tanrının bahşettiği bir imtiyaz olduğunu, bu imtiyazında insanlar tarafında özgür iradeleri ve akılları ile kabul edeceklerini belirtir. Hanedandan gelen güce ve paylaşılmayan bir hakka boyun eğmeyi talep eden her türlü imtiyaza karşı gelinmelidir.

İnsanın görevi öncelikle insanlığa olduğunu İnsanın insan olmasından dolayı zorbalığa uğrayan ve acı çeken insanların yardımına koşulması ve sorumluluk hissedilmesi gerektiğini belirtmektedir. İnsanın tek tek hiçbir şeyi yapamayacağını ahlaki gelişim için ortaklığın ve ortak çalışmanın şart olduğunu vurgular. “Birkaç kişinin el birliğiyle taşları, tuğlaları ve harcı değiş tokuş ederek bir başkasının iyiliği için ev inşa etmesi, bir insanın kendisi için ev yapmasından daha  hayırlıdır.” der. Ülkeyi ise özgür ve eşit insanların tek bir amaca hizmet etmek üzere birlikte , kardeşçe çalışılan kurum olarak tanımlar. Bir kümelenme değil bir ortaklıktır.

Joseph MAZZİNİ ‘ye Göre Milliyetçilik, Ulusçuluk, Yurtseverlik

Ülkenizin, zirvesinde Tanrı, temelinde eşit insanların olduğu tapınağınız olmalıdır” söylemiyle Ülke oluşumunda dinin çok öneli yer tuttuğunu vurgular. Ülke olmadan maddi gelişimin imkansızlığından bahseder. Ülkenin param parça olmasının ekonomik gelişme önünde engeldir. Maddi gelişmeyi büyük ve zengin İtalya ile mümkün olacağını belirtir.

Mazzini çoğu kişiye göre milliyetçilerin ilkidir. Milliyetçiliğin iki türü vardır. İlki bir ülkenin en büyük olarak diğerlerini yönetmesi ikincisi ise dünyadaki her milletin yalnızca kendi devletine sahip olmasıdır. Mazzini genellikle daha liberal sayılmıştır. Gerçekte bu iki türün arasında kalır. İtalyan yurtseveri olan Mazzini liberal ve romantik ulusculuğun en ilginç temsilcilerinden biridir. Mazzini adalet ve barışı gerçekleştirmek amacındadır ve bunu gerçekleştirmek için de krallara değil halklara dayanmayı düşünmektedir. Mazzini sınıf mücadelesine , uluslar arasındaki karşıtlıklara ekonominin siyaset üzerinde etkili olduğuna inanmaz. Yararcılığa karşıdır, ülkücü (idealist) ve dincidir. Din olmadan siyasal bilimin ancak despotizm veya anarşi kurabileceğini söyler”

Joseph MAZZİNİ ‘ye Göre Etkinliğinin Güçlenmesi

Liberal görünse de devrim sözcüğünün liberalizm ile uzlaştırılması güçtür, çünkü kuvvete başvurulması , akılcı tartışmanın reddidir. Milliyetçilik adı altında şaibeli toprak iddiaları da vardır. (Niş Krallığı, İstriya, Trentino). Mantıken davranışlarının çoğu milliyetçiliğine bağımlı değildir. Demokratik idealin evrenselliğini demokrasinin gerçek dağılımı ile uzlaştıran tek teori milliyetçiliktir. Mazzini’nin milliyetçiliği Milliyetçiliğin ilk özgün tipi olmasının yanında Mazzini’nin adı devrimci olarak ta anılmıştır.

İtalya fiziken birleştiğinde bile Mazzini başarının yarısına bile sahiplenmemiştir. İtalya’nın birleşmesi sadece hak devrimi ile değil, pratikte Piyemento- Sardunya  ile ittifak yapan Fransa ordularının yardımı sonucunda başarılmıştır. Milliyetçilik  teoride yumuşak bile olsa pratikte diğer milletlerin hakimiyet altına alınması olasılığı her zaman mevcuttur. Bir ülkede bulunan fertlerin bir millet olması için aynı dili, dini ve kültürü yaşaması imkansızdır.

KAYNAKLAR

Thomson, DAVİT, 2002 “Siyasi Düşünce Tarihi” Metropol Yayınları, (Sf:187-199)

Giusippe Mazzini kimdir, Hayatı, Dönemi ,Eserleri , Hakkında bilgi 19.04.2014 http://filozof.net/Turkce /tarih/tarihi-kisilikler

Toıuıhard, JEAN “Siyasi düşünce tarihi” Çeviren: Prof. Dr. Esat Çam, 20.04.2014 https:// www.academia.edu/ 2319907/ Siyasi_Dusunce_Tarihi)

Örs, H.Birsen 2013 “ 19.Yüzyıldan 20. yüzyıla Modern Siyasal İdeolojiler ” (sf:489)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here